Daha da ilginci, özrün kendisi de karşıdaki kişi tarafından farklı değerlendirilebiliyor.
2013 yılında yapılan ve 780 üniversite öğrencisini içeren bir çalışmada, özrün genel olarak özür dilememeye kıyasla daha etkili olduğu; fakat özür beklenmeyen kişilerden gelen özürlerin daha güçlü etki yaratabildiği bulunmuştur. Araştırmada özellikle erkeklerden ve yüksek statülü kişilerden gelen özürlerin daha az beklendiği için bazı koşullarda daha etkili olabildiği görülmüştür. Wiley Online Library
Bu sonuç günlük hayatta çok tanıdık bir durumu açıklıyor.
Sürekli özür dileyen bir kişinin “pardon” demesi bir süre sonra sıradanlaşabilir.
Genellikle özür dilemeyen bir kişinin gerçekten hata yaptığında:
“Pardon, burada hata yaptım.”
demesi ise daha güçlü algılanabilir.
Yani özrün etkisi yalnızca kullanılan kelimeye değil, kişinin önceki davranışlarına ve sosyal beklentiye de bağlıdır.
Erkek ve Kadın Deneyimlerini Karşılaştırırken En Büyük Hata
Bence en büyük hata, araştırmalardaki ortalama farkları bireysel kurala dönüştürmek.
“Kadınlar daha duygusal.”
“Erkekler özür dilemez.”
“Kadınlar her şeye pardon der.”
“Erkekler yalnızca mantıksal açıdan değerlendirir.”
gibi cümleler kolayca kurulabiliyor. Fakat gerçek hayattaki insanlar bu kalıplara sığmıyor.
Örneğin sosyal ilişkileri çok güçlü, empati düzeyi yüksek bir erkek, “pardon” kelimesini oldukça sık kullanabilir. Öte yandan iletişim tarzı doğrudan olan bir kadın, küçük bir hata için özür dilemek yerine durumu açıkça düzeltmeyi tercih edebilir.
Dahası, iş yerindeki davranış ile arkadaş grubundaki davranış aynı olmayabilir.
Bir yönetici toplantıda:
“Pardon, burada sizi böldüm.”
diyebilir.
Aynı kişi arkadaşlarının yanında:
“Pardon ya, devam et.”
şeklinde çok daha rahat bir kullanım tercih edebilir.
Dolayısıyla cinsiyet kadar statü, yaş, kültür, ilişki yakınlığı, ortam ve kişilik de önemlidir.
“Pardon”un Toplumsal Gücü Nereden Geliyor?
“Pardon” küçük bir kelime ama sosyal işlevi oldukça büyük.
Çünkü iletişimde insanlar yalnızca bilgi alışverişinde bulunmuyor. Aynı zamanda birbirlerinin sınırlarını sürekli test ediyor ve yeniden düzenliyor.
Birinin sözünü kesmek, önünden geçmek, ona çarpmak veya konuşmasını tekrar ettirmek küçük sosyal ihlallerdir. “Pardon” bu ihlalleri görünür hale getirip çatışmayı büyütmeden kapatmaya yardımcı olur.
Bu açıdan bakıldığında kelimeyi “zayıflık” veya “fazla nezaket” olarak görmek de hatalı.
Bazen tek kelimelik bir “pardon”, gereksiz bir tartışmayı önleyebilir.
Ancak bunun tersine, sürekli “pardon” demek de kişinin kendisini gereksiz yere suçlu hissetmesine yol açabilir. Özellikle hiçbir hata yapmadığı durumlarda sırf ortamı rahatlatmak için özür dilemek ile gerçekten sorumluluk almak birbirinden farklıdır.
Peki Erkekler Daha Objektif, Kadınlar Daha Duygusal mı?
Bu soruya doğrudan “evet” demek araştırmaların taşıyabileceğinden çok daha büyük bir sonuç çıkarmak olur.
Araştırmalar bazı ortalama davranış farklılıklarını gösterebilir; fakat bu, erkeklerin objektif, kadınların duygusal olduğu anlamına gelmez.
Hatta daha yeni çalışmalar da özür davranışının yalnızca cinsiyet sıklığı üzerinden değerlendirilmesinin yetersiz olabileceğine işaret ediyor. 2024'te yayımlanan bir araştırmada, özrün nasıl algılandığının özür içeriğiyle ve cinsiyet beklentileriyle etkileşebildiği; hatta toplumsal cinsiyet beklentisinin tersine davranan özürlerin bazı durumlarda daha etkili olabildiği bildirildi. PubMed
Bu bana göre önemli bir noktaya işaret ediyor: İnsanlar yalnızca “ne söylendiğini” değil, “kim söylüyor, hangi ortamda söylüyor ve bundan ne bekleniyor?” sorularını da değerlendiriyor.
Forumda Asıl Tartışılması Gereken Nokta
Bence “Pardon neden kullanılır?” sorusunun cevabı yalnızca “özür dilemek için” değil.
“Pardon”;
- bir şeyi tekrar ettirmek,
- küçük bir sosyal hatayı kabul etmek,
- karşı tarafın alanına saygı göstermek,
- konuşmayı yumuşatmak,
- itirazı daha nazik hale getirmek,
- sosyal gerilimi azaltmak
için kullanılabilir.
Kadın ve erkek kullanımları arasında bazı ortalama farklılıklar bulunabilse de, mevcut araştırmalar bunları kesin kişilik özelliklerine dönüştürmemiz gerektiğini göstermiyor. Aksine kültürün, sosyal çevrenin ve olayın bağlamının çok önemli olduğunu gösteriyor. OUP Academic+1
Benim açımdan en ilginç soru şu: Bir insanın sık sık “pardon” demesi gerçekten daha nazik olduğunu mu gösterir, yoksa bazı insanların sosyal ortamda hata yapma sorumluluğunu diğerlerinden daha fazla üstlenmesine mi işaret eder?
Bir başka soru da şu: Sizce “pardon” kelimesi gerçekten özür mü ifade ediyor, yoksa Türkçede zamanla kendi başına bir nezaket refleksine mi dönüştü?
Ve özellikle forumdaki kadın ve erkek katılımcılara sormak isterim: Aynı durumda karşı cinsten birinin “pardon” demesi sizde farklı bir izlenim oluşturuyor mu? Yoksa sizin için önemli olan kelimeden ziyade ses tonu ve davranışın kendisi mi?
Kaynaklar
1. Schumann, K. & Ross, M. (2010). Why Women Apologize More Than Men: Gender Differences in Thresholds for Perceiving Offensive Behavior, Psychological Science. Sage Journals+1
2. Holmes, J. (1989). Sex Differences and Apologies: One Aspect of Communicative Competence, Applied Linguistics, 10(2), 194–213. OUP Academic
3. Hatipoğlu, Ç. (2012). Apologies and Gender in Turkish and British English. Çalışma 414 üniversite öğrencisinin verilerini karşılaştırmaktadır. ResearchGate
4. Walfisch, T., Van Dijk, D. & Kark, R. (2013). Do you really expect me to apologize? The impact of status and gender on the effectiveness of an apology in the workplace. Wiley Online Library
5. Cambridge Dictionary, “pardon” tanımı ve kullanımları. Cambridge Sözlüğü
2013 yılında yapılan ve 780 üniversite öğrencisini içeren bir çalışmada, özrün genel olarak özür dilememeye kıyasla daha etkili olduğu; fakat özür beklenmeyen kişilerden gelen özürlerin daha güçlü etki yaratabildiği bulunmuştur. Araştırmada özellikle erkeklerden ve yüksek statülü kişilerden gelen özürlerin daha az beklendiği için bazı koşullarda daha etkili olabildiği görülmüştür. Wiley Online Library
Bu sonuç günlük hayatta çok tanıdık bir durumu açıklıyor.
Sürekli özür dileyen bir kişinin “pardon” demesi bir süre sonra sıradanlaşabilir.
Genellikle özür dilemeyen bir kişinin gerçekten hata yaptığında:
“Pardon, burada hata yaptım.”
demesi ise daha güçlü algılanabilir.
Yani özrün etkisi yalnızca kullanılan kelimeye değil, kişinin önceki davranışlarına ve sosyal beklentiye de bağlıdır.
Erkek ve Kadın Deneyimlerini Karşılaştırırken En Büyük Hata
Bence en büyük hata, araştırmalardaki ortalama farkları bireysel kurala dönüştürmek.
“Kadınlar daha duygusal.”
“Erkekler özür dilemez.”
“Kadınlar her şeye pardon der.”
“Erkekler yalnızca mantıksal açıdan değerlendirir.”
gibi cümleler kolayca kurulabiliyor. Fakat gerçek hayattaki insanlar bu kalıplara sığmıyor.
Örneğin sosyal ilişkileri çok güçlü, empati düzeyi yüksek bir erkek, “pardon” kelimesini oldukça sık kullanabilir. Öte yandan iletişim tarzı doğrudan olan bir kadın, küçük bir hata için özür dilemek yerine durumu açıkça düzeltmeyi tercih edebilir.
Dahası, iş yerindeki davranış ile arkadaş grubundaki davranış aynı olmayabilir.
Bir yönetici toplantıda:
“Pardon, burada sizi böldüm.”
diyebilir.
Aynı kişi arkadaşlarının yanında:
“Pardon ya, devam et.”
şeklinde çok daha rahat bir kullanım tercih edebilir.
Dolayısıyla cinsiyet kadar statü, yaş, kültür, ilişki yakınlığı, ortam ve kişilik de önemlidir.
“Pardon”un Toplumsal Gücü Nereden Geliyor?
“Pardon” küçük bir kelime ama sosyal işlevi oldukça büyük.
Çünkü iletişimde insanlar yalnızca bilgi alışverişinde bulunmuyor. Aynı zamanda birbirlerinin sınırlarını sürekli test ediyor ve yeniden düzenliyor.
Birinin sözünü kesmek, önünden geçmek, ona çarpmak veya konuşmasını tekrar ettirmek küçük sosyal ihlallerdir. “Pardon” bu ihlalleri görünür hale getirip çatışmayı büyütmeden kapatmaya yardımcı olur.
Bu açıdan bakıldığında kelimeyi “zayıflık” veya “fazla nezaket” olarak görmek de hatalı.
Bazen tek kelimelik bir “pardon”, gereksiz bir tartışmayı önleyebilir.
Ancak bunun tersine, sürekli “pardon” demek de kişinin kendisini gereksiz yere suçlu hissetmesine yol açabilir. Özellikle hiçbir hata yapmadığı durumlarda sırf ortamı rahatlatmak için özür dilemek ile gerçekten sorumluluk almak birbirinden farklıdır.
Peki Erkekler Daha Objektif, Kadınlar Daha Duygusal mı?
Bu soruya doğrudan “evet” demek araştırmaların taşıyabileceğinden çok daha büyük bir sonuç çıkarmak olur.
Araştırmalar bazı ortalama davranış farklılıklarını gösterebilir; fakat bu, erkeklerin objektif, kadınların duygusal olduğu anlamına gelmez.
Hatta daha yeni çalışmalar da özür davranışının yalnızca cinsiyet sıklığı üzerinden değerlendirilmesinin yetersiz olabileceğine işaret ediyor. 2024'te yayımlanan bir araştırmada, özrün nasıl algılandığının özür içeriğiyle ve cinsiyet beklentileriyle etkileşebildiği; hatta toplumsal cinsiyet beklentisinin tersine davranan özürlerin bazı durumlarda daha etkili olabildiği bildirildi. PubMed
Bu bana göre önemli bir noktaya işaret ediyor: İnsanlar yalnızca “ne söylendiğini” değil, “kim söylüyor, hangi ortamda söylüyor ve bundan ne bekleniyor?” sorularını da değerlendiriyor.
Forumda Asıl Tartışılması Gereken Nokta
Bence “Pardon neden kullanılır?” sorusunun cevabı yalnızca “özür dilemek için” değil.
“Pardon”;
- bir şeyi tekrar ettirmek,
- küçük bir sosyal hatayı kabul etmek,
- karşı tarafın alanına saygı göstermek,
- konuşmayı yumuşatmak,
- itirazı daha nazik hale getirmek,
- sosyal gerilimi azaltmak
için kullanılabilir.
Kadın ve erkek kullanımları arasında bazı ortalama farklılıklar bulunabilse de, mevcut araştırmalar bunları kesin kişilik özelliklerine dönüştürmemiz gerektiğini göstermiyor. Aksine kültürün, sosyal çevrenin ve olayın bağlamının çok önemli olduğunu gösteriyor. OUP Academic+1
Benim açımdan en ilginç soru şu: Bir insanın sık sık “pardon” demesi gerçekten daha nazik olduğunu mu gösterir, yoksa bazı insanların sosyal ortamda hata yapma sorumluluğunu diğerlerinden daha fazla üstlenmesine mi işaret eder?
Bir başka soru da şu: Sizce “pardon” kelimesi gerçekten özür mü ifade ediyor, yoksa Türkçede zamanla kendi başına bir nezaket refleksine mi dönüştü?
Ve özellikle forumdaki kadın ve erkek katılımcılara sormak isterim: Aynı durumda karşı cinsten birinin “pardon” demesi sizde farklı bir izlenim oluşturuyor mu? Yoksa sizin için önemli olan kelimeden ziyade ses tonu ve davranışın kendisi mi?
Kaynaklar
1. Schumann, K. & Ross, M. (2010). Why Women Apologize More Than Men: Gender Differences in Thresholds for Perceiving Offensive Behavior, Psychological Science. Sage Journals+1
2. Holmes, J. (1989). Sex Differences and Apologies: One Aspect of Communicative Competence, Applied Linguistics, 10(2), 194–213. OUP Academic
3. Hatipoğlu, Ç. (2012). Apologies and Gender in Turkish and British English. Çalışma 414 üniversite öğrencisinin verilerini karşılaştırmaktadır. ResearchGate
4. Walfisch, T., Van Dijk, D. & Kark, R. (2013). Do you really expect me to apologize? The impact of status and gender on the effectiveness of an apology in the workplace. Wiley Online Library
5. Cambridge Dictionary, “pardon” tanımı ve kullanımları. Cambridge Sözlüğü